Four Seasons Lizbon'da Ritz'de Bir Gece
Gelenek ve Zamansız Zarafetin
Mükemmel Konukseverlikle Buluştuğu Yer
Lizbon'un kalbinde, tarihi şehir merkezine 10 dakika uzaklıkta, 60'ı aşkın yıldır tarihe tanıklık eden Four Seasons Ritz Lizbon'da geçirilen bir gece, sıra dışı ve canlandırıcı bir deneyim.
Geçenlerde evden ufak bir çantayla çıkıp, eve birkaç dakika uzaklıktaki Four Seasons Ritz Lizbon’da kalmaya gittim.
Siz “İnsan yaşadığı şehirde neden gidip otelde kalır?” diye sormadan önce kısaca sebebini anlatayım.
Birkaç gün önce hayatımdan bir yılı daha geride bıraktım.
Ben doğum günü kutlama meraklısı biri olmadım hiçbir zaman. O yüzden de öyle büyük büyük doğum günü partileri vermişliğim çok yoktur.
Yaş almakla alakası yok, çocukluğumdan beri böyleydi bu.
Fakat yıllar geçtikçe daha farklı bir farkındalığa ulaştım ve doğum günü kutlamak o nedenle farklı bir anlam kazandı benim için son zamanlarda.
Hepimiz kendi açımızdan belli bir hayat mücadelesi veriyoruz. Büyümeyi belli bir yaşa ulaşmak zannetsek de bence yaşadığımız sürece her gün büyüyoruz. Kimilerinin hayatlarına dokunuyor; sayısız domino taşı içinde bir taş olan biz, dünyaya kim bilir bilmediğimiz ne etkiler bırakıyor ve her yaşadığımız şeyden, bazen farkında olmasak da, bir şeyler öğreniyoruz.
Yani kısacası, bugünkü “biz”in 1 yıl önceki biz’den daha bilge biri olduğu kesin.
İşte bu farkındalığı yaşadığımdan beri, bir yıl boyunca yaptığım, yaşadığım her şeye daha büyük bir minnet duymaya ve bu nedenle bitirdiğim yılı daha büyük bir şükranla kutlamaya karar verdim. O sebeple de doğum günlerimde de benim için anlamlı olan, ruhumu şenlendiren, diğer günlerimden farklı bir deneyim gerçekleştirmeye gayret ediyorum.
Bu sene doğum günüm çok yoğun çalıştığım bir döneme denk geldi. Şöyle rahatlatıcı bir seyahate çıkmayalı da çok olmuştu. (Ve seyahat, eğer hayattan aldığınız zevki etkileyecek kadar hayatınızın önemli bir parçasını oluşturuyorsa, uzun zamandır seyahat edememenin ne demek olduğunu anlıyorsunuzdur..)
Bu yüzden bu senenin hediyesi, kendi şehrimde bir gezgin hissi yaşayabileceğim bir deneyim oldu. Özel bir gece olması için de tercihimizi Lizbon’da bulunan Ritz’den yana yaptık. Ve iyi ki de yapmışız!
Duygusal kısmı bitirdiysek gecenin unutulmaz anlarına geçebiliriz. (Arka planda çalan hüzünlü müziği değiştirebiliriz şimdi. 🙂)
Söz konusu Four Seasons olunca ister istemez beklenti yükseliyor. Ve birazdan göreceğiniz üzere, Four Seasons Lizbon, bu beklentiyi fazlasıyla karşılıyor
Sözü fazla uzatmadan, Otel’deki deneyimimize geçiyorum.
Akşam Yemeği - Almada Negreiros Salonu
Geceye Otel’in Almada Negreiros Lounge’ında bir akşam yemeği ile başladık.
Otel’in lobisine adını veren ünlü Portekizli ressam Almada Negreiros, aynı zamanda Otel’in en lüks süitinin isminde de karşımıza çıkıyor. (“Nedenini ve Salon’daki piyanonun önemini, aşağıda kısa tarihçe kısmında bulabilirsiniz.)
İçecekler için kendimizi sommelier’mize bıraktık. Göreceğiniz aperitif, kokteyl, dijestif ve eşlikçi şaraplar onun seçmeleri..
Antre olarak, karidesli ve bebek ıspanaklı, sade ve hafif bir salata ve O Japonês’ten , sushi ve nigiri seçmeleriyle başladık. O Japonês, Four Seasons Lizbon'ın içinde salona servis veren sushi barı..
Söz konusu Uzak Doğu mutfağı olduğunda sadece iyi bir zincire ait olması beni cazip etmek için tek başına yeterli bir sebep değil. O nedenle açık söylemem gerekirse Four Seasons’ta Uzak Doğu ürünleri servis edildiğini bilmeme rağmen, o güne kadar denemek için can atmıyordum. Ancak hem balığın tazeliği, lezzeti hem de pirincin derecesi gerçekten beklediğimden de iyiydi.
Sonrasında ana yemeğe geçtik.
“Lagareiro” ahtapot (Polvo à Lagareiro) ile Beef Tenderloin (dana bonfile) aldık. (Lagareiro Portekiz mutfağında bir çeşit pişirme usulü demek.)
Bonfile, haşlanmış sebzeler, demi glace sos ve mantar püresi ile; ahtapot ise fırınlanmış sebzeler ve yeşil yağ ile servis edildi. Etin pişirilme noktası başarılı, her iki tabak da basit ama lezzetliydi.
Benim için en önemli noktaya geldik:
Tatlılar..
Menüden Nyangbo çikolatalı Arlette ve vegan tatlı tabağını tercih ettik. Ve diyebilirim ki ikisi de harikulade seçimlerdi.


Benim tercihim olan , Nyangbo çikolatalı arlette ise benim gibi çikolatacı yanı ağır basanların tutkunu olacağı bir tatlı. (Arlette, esasen milföy hamurundan yapılan incecik, çıtır mı çıtır, tarçınlı bir Fransız bisküvisi.) FS Lizbon’daki Arlette ise çıtır çıtır katmanların arasına gizlenmiş, ağızda eriyen Nyangbo çikolata kreması ve kadife gibi bir pekan cevizi sorbesiyle servis ediliyor.
Son olarak yemeği, dijestif olarak Sommelier’mizin tavsiyesi bir Porto şarabıyla kapattık ki sormayın. Şişeyi alıp Rihanna çıkışı yapmama ramak vardı. O kadar söyleyeyim.
Ancak FS Ritz Lizbon'da yaşayabileceğiniz tek mutfak deneyimi, sadece bunlardan ibaret değil. Yakın zamanda açılan kendi restoranları “VARANDA” nın yanı sıra, çok daha rafine bir gastronomik deneyim yaşayabileceğiniz, bir michelin yıldızlı “CURA” adlı restoranları da mevcut. (Daha fazla bilgiyi aşağıda bulacaksınız.)
Konaklama - Odalar
Yemekten sonra, odalarımıza çekilmeden evvel Otel’in ortak alanlarına kısa bir ziyaret gerçekleştirdik. Otel'in sahip olduğunu bildiğim özel sanat koleksiyonunu görmek için can atıyordum zira. (Aşağıda bahsedeceğim.)
Sizi bilmiyorum fakat otellerde konaklamanın en sevdiğim yanı o bembeyaz, ferah ve yumuşacık otel çarşafları, benim. Hangilerinden bahsettiğimi anladınız, değil mi? (O hissi yakalayabilmek için sırf bu yüzden evdeki çarşafları bile ona göre seçiyorum. 😊)
FS Lizbon’un odalarında göze batan cinsten bir şatafat yerine klas fakat sade bir dekorasyon tercih edilmiş ki benim için daha yeğdir her zaman.
Detaylarda müşterinin hem özel hissetmesine dikkat edildiğini hem de her ihtiyacının göz önünde bulundurulduğunu görebiliyorsunuz. (Zaten bu, Four Seasons klasmanındaki otellerin de bir nevi "düsturu"dur.)
Odanın detaylarını görebileceğiniz fotoğrafları aşağıya bırakıyorum, kaydırarak bakabilirsiniz.


Yorucu bir çalışma temposundan çıkmış biri olarak yatağıma kavuşacağım anı iple çekiyor ve muhtemelen direk uyuyakalırım diye düşünüyordum fakat odada beni bekleyen zarif sürprizler doğum kızı olarak beni çok mutlu etti ve biraz daha uykusuz kalmaya değerdi doğrusu.
Sanki yeterince eşsiz bir deneyim yaşamıyormuşum gibi, odaya geldiğimde, bana güzel bir doğum günü hediyesi bırakılmış olduğunu gördüm: Zarifçe dekore edilmiş leziz bir doğum günü pastası ve ona eşlik edecek hoş bir şişe şarap.
Bu güzel sürprizin arkasındaki tatlı ekibe ve değerli meslektaşlarıma can-ı gönülden teşekkür ediyorum tekrar. <3
Kahvaltı
Resmen tazelendiğimiz ve daha hafif uyandığımız bir geceden sonra, odaya gelen kahvaltı servisi ile uyandık.
Sabah güneşinin altın renkli sıcacık ışığıyla aydınlanan odada, işli yemek takımları ile servis edilen dolu dolu ve lezzetli sabah kahvaltısı, sabah saatlerinden aldığınız keyfi ikiye, üçe katlıyor ve özellikle de önünüzde uzun ve yorucu bir gün varsa, günün geri kalanına dinç bir başlangıç yapmanızı sağlıyor.
(Fakat tabii en iyisi, anı yaşamak ve tadını çıkarmak. Biz de öyle yaptık.)



Kent Hafızasının Önemli Bir Unsuru ve Bir Gelenek Timsali (Kısa Tarihçe)
Four Seasons Ritz gibi otellerde en çok sevdiğim şeylerden biri : bir kent mirası ve otelcilik anlamında bir geleneği temsil ediyor olmaları
Her şehirde mutlaka böyle bir otel vardır bilirsiniz. On yıllar boyu o dönemin en büyük yıldızlarının gelip kaldığı, şehrin hem tarihinde hem de siluetinde göze çarpan bir yer edinmiş oteller. Koridorlarında yürüdüğünüzde nostaljik bir hisse kapıldığınız, dekoratif objeleri bile sanki dokunsanız sizi tarihte bir gezintiye çıkaracakmış hissi veren oteller.
O yüzden, benim için, kent hafızasının önemli bir unsurunu oluşturan bu otellerin her zaman ayrı bir yeri var.
FS Ritz Lizbon da böyle bir otel ve nitekim “Kamu Yararını Haiz Anıt” statüsü verilmiş. Gelin 64 yıllık bu ikonik Otel’in geçmişine kısa bir yolculuk yapalım.








FS Ritz Lizbon’un yapılışı 1959’a tekabül ediyor.
Mimar Porfirio Pardal Monteiro tarafından 1952’de tasarlanan Otel’in yapılışında yukarıda bahsettiğim Almada Negreiros, Sarah Afonso, Carlos Botelho gibi Portekiz’in önemli sanatçılarının da katkısı oluyor.
O zamanlar tutucu bir diktatörlük rejimiyle yönetilen Portekiz’de, temsil ettiği lüks ve tercih ettiği dekorasyonlarla, Otel, tabir-i caizse bir “sansasyona” yol açmış..
Bu yüzden de Portekiz’in ünlü diktatörü Salazar’ın sadece bir defa, o da Otel’in açılışını gerçekleştirmek üzere ziyarette bulunduğu; onun dışında asla uğramadığı söyleniyor. Temsil ettiği ilkelerle çatışacağını düşündüğünden midir bilinmez, Salazar, öyle ki bütün açılış boyunca sessizliğini korumuş ve seremoni biter bitmez Otel’in giriş kapısından bile değil, mutfak servis kapısından çıkıp gitmiş.
(Salazar ve Karanfil Devriminin hikayesini BURADAN
okuyabilirsiniz.)
Four Seasons Ritz Lizbon'da Beni Neler Bekliyor?
Şehrin kalbinde, tarihi şehir merkezine 10 dakikalık bir mesafede yükseldiği tepeden bütün Lizbon’u seyreden Otel, misafirlerine eşsiz bir şehir manzarası sunuyor.
Otel’e girdiğinizde ilk dikkatinizi çekecek olan, 16. Louis tarzının Art Deco dokunuşlarıyla kusursuz şekilde harmanlandığı ve etkileyici sanat eserleri ile süslenmiş lobisi.
Almada Negreiros Salonu’nda bulunan piyano, misafirlerin en çok dikkatini çekenlerden biri. Sayısız sanatçının imzasını kazıdığı piyano, ana merdiveninin yanında bulunan duvar resmini de yapan sanatçı Pedro Leitão’nun evinden gelmiş.
Otel bunun yanısıra 20. yüzyıl Portekiz sanatçılarına ait el yapımı halılar, goblenler, heykel ve resimlerden oluşan 600’den fazla sanat eserinin yer aldığı oldukça önemli bir koleksiyona –hatta ülkenin en önemli özel sanat koleksiyonlarından birine– ev sahipliği yapıyor.
Oteli süsleyen sanat eserlerinden biri Almada Negreiros Salonu'nda hemen göze çarpan "Centauro"' ("At adamlar") eseri. Portalegre'den üçlü bir goblen takımı olan eser, aynı adı taşıyan takımyıldızdan ilham alınarak yapılmış ve kübist tarzı ile figürlerin pozlarında bariz bir Picasso etkisi taşıyor.
FS Ritz Lizbon'un koleksiyonundaki tüm sanat eserlerini inceleyebileceğiniz bir akıllı telefon uygulaması da bulunuyor: “Art Collection Ritz Lisbon“.
Zarafetle harmanlanmış ihtişamın verdiği zamansız bir cazibenin hakim olduğu FS Ritz Lizbon, misafirlere Lizbon’un rengarenk, hareketli sokaklarında geçirilecek bir günün yorgunluğunu kolayca atıp tazelenebileceği müthiş bir kaçamak sağlıyor.
Otel’in bir tarafı VII. Eduardo Parkı ve Pombal Markizi anıtı gibi, şehrin sembolik yapılarına neredeyse kuşbakışı bir açıdan hakim olduğu için odalarda seyre doyamayacağınız nefes kesici bir manzara mevcut.
Şehrin içinde geçirilecek günün yorgunluğunu atmak isteyen misafirlerin FS Ritz Lizbon’da kaçırmak istemeyeceği şeylerin başında sauna, buhar odası, buz çeşmesi ve 18 metrelik sıcak su havuzuyla 700 m2’ye mermer ve meşeden inşa edilmiş spa geliyor.
Otel’in kendisine has özelliklerinden biri ise çatı katına inşa edilmiş 400 metrelik koşu parkuru. Fitness merkezinin yanı sıra, açık havada, Lizbon’u tepeden gören bir manzaraya karşı egzersiz yapma imkanı veren bu parkur, biraz ter atmadan günü kapatamayan misafirler için düşünülmüş ama spora merakınız olmasa bile böylesi farklı bir manzarayla yürüme imkanını kaçırmayın derim ben.
Son olarak, Otel’in içindeki restoranlar ve yemek servisi, şehrin kalabalığına karışmak istemeyen müşteriler için başlı başına bir gastronomik deneyim sunmak için yeterli.
Otel’de bulunan, -(see yukarıda kendi deneyimimizi de aktardığım- Almada Negreiros Salonu’nun yanısıra, geçtiğimiz günlerde açılan restoranı “Varanda” kahvaltı, öğle yemeği ve akşam servisi ile Portekiz mutfağından özel lezzetlerle keyifli dakikalar vaat ederken, 1 Michelin yıldızlı “Cura” da mevsimine göre seçilen malzemelerle oluşturulan seçkin menüsüyle özel bir deneyim sunarak hem Otel misafirlerini, hem de dışarıdan müşterileri cezbediyor.
"Varanda" ya da "Cura"da yerinizi ayırtın
Hem kent mirasının değerli bir parçasını oluşturması ve otelcilik anlamında bir geleneği temsil etmesi açısından hem de gerçekten bir misafir gözüyle de bakıldığında Four Seasons Ritz Lizbon’da geçirilecek bir gece, gerek duyusal gerekse duygusal açıdan insanı tazeleyen, özel bir deneyim.
Zorlu bir çalışma alanı olan otelcilik ve misafir ağırlama sektöründe bir misafire bu deneyimi yaşatmak - dostlar, içeriden biri olarak biliyorum da konuşuyorum- arkada canla başla çalışan bir ekip olması demek. Dolayısıyla bu deneyimde emeği geçen FS Lizbon ailesine buradan bir kez daha teşekkür etmiş olayım.
Eğer Lizbon’a gelecekseniz, Four Seasons Ritz Lizbon’u ister kalmak, isterseniz lezzetli bir mola vermek için mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim.


Book your stay at Ritz Lisbon by Four Seasons today
İletişim