Manastırlardan Sokağa Taşan Lezzet:
Portekiz'in Geleneksel Tatlıları
Size hem renk hem de içerik bakımından “altın” gibi bir rehberle geldim. Portekiz yemek kültürünün tatlı hazinesi, geleneksel Portekiz tatlılarından bahsedeceğiz bugün.
Beni bir süredir takip ediyorsanız, aynı zamanda uluslararası mutfaklarda çalışmış bir pasta şefi olduğumu biliyorsunuzdur muhtemelen.
Hatta taa Portekiz’e beni getiren vesile de bu oldu. Yani Portekiz ve genel olarak İber yarımadası mutfağını keşfetmek.
Dolayısıyla gittiğim ülkelerin mutfaklarına olan ilgim, bir hobiden daha fazlası; profesyonel anlamda bir merak. Ve bu beni, en güzel ya da en zorlu mutfakların -ki mutfak denilince genelde bu iki nitelik aynı anda yer alır- ta içlerine açılan kapılardan rahatlıkla geçiren, baş döndürücü yolculuklara sürüklüyor.
Ve bu yolculuklarda öğrendiklerimi burada sizinle paylaşmak, yeni bir şey keşfettiğimde yaşadığım mutluluğu ikiye katlıyor. Bugün size aralayacağım kapı, Portekiz tatlı kültürünün ilginç bir yönüne açılıyor olacak.
Manastırların Şekillendirdiği Tatlı Kültürü
Portekiz, geçmişinde (hatta yakın geçmişine kadar) Roman Katolik inancının çok büyük bir yeri ve etkisinin olduğu bir ülke.
Hatta Roma Katolik inancı, bugün Portekiz’in bulunduğu bölgeye Portekiz’den de önce yerleşmiş bir inanç. Hal böyle olunca, böylesine güçlü bir unsurun Portekiz mutfak kültürüne sirayet etmesi de kaçınılmaz oluyor.
Örneğin bugün Portekiz’e geldiğiniz vakit deneyeceğiniz geleneksel tatlıların birçoğu, SOBREMESAS CONVENTUAIS (“CONVENTUAL DESSERTS”) olarak adlandırılır. Pekâlâ bu ne anlama geliyor?
CONVENTUAL, adı üzerinde, CONVENT yani “keşişler cemaati ya da manastır” kökeninden gelen bir kelime. Ve her ne kadar yer yer “geleneksel” anlamında kullanılsa da, Portekiz’de conventual tatlılar denildiğinde, manastırdan çıkan, yani rahip/rahibelerden kalan tarifler ve tatlılar anlaşılıyor.
Bu tatlıların esas olarak nerede ortaya çıktığı bilinmiyor ve başka şekillerde daha önceden yapılıyor olma ihtimalleri de var. Ancak bunların esas şeklini almaları ve tatlı literatürüne yerleşmeleri 15. Yüzyıl civarında, manastırlarda gerçekleşiyor.
Unutmayalım ki o dönemlerde manastırlar, sadece dindar kişilerin uğradığı ya da sadece rahip ve rahibelerin görevlerini yaptıkları yerlerden ibaret değil. Tam aksine asilzadelerin sık sık gittikleri, hatta münasip bir eş adayı bulunamayan kız çocuklarının gönderildiği; manastır ziyaretinin adab-ı muaşeretten sayıldığı bir dönemden bahsediyoruz.
Dolayısıyla malzeme, ziyaretçi ve de (yardımcıları ile gelen elit aileleri de sayarsak) yardımcı anlamında hiçbir eksiği olmayan manastırlardaki rahip ve rahibelere sadece yaratıcılıklarını konuşturmak kalır ve ziyaretlerde de ikram etmek üzere çeşit çeşit tatlılar üretmeye başlarlar.
Özellikle Santa Clara tarikatı ve Karmelit rahibelerinin adını, en bilinen ve en sevilen tatlılar söz konusu olduğunda sık sık duyarsınız.
15. Yüzyıl Keşifleri:
Portekizliler'in Şekerle Tanışması ve Mutfakta Yeni Bir Devrin Başlangıcı
15. yüzyılda Portekizli kaşiflerin Madeira adasına (ve adadaki şeker kamışı plantasyonuna) ulaşmalarıyla, şeker kamışı ve haliyle şeker, Portekiz mutfağına giriş yapar.
O zamana kadar tatlandırıcı olarak bal kullanılırken, şekerin ve farklı kullanımlarının keşfi ile mutfakta bir çığır açılır ve daha önce hiç keşfedilmemiş yöntemler, bambaşka lezzetlerin yaratımına ön ayak olur.
Böylelikle, bugün Portekiz’in geleneksel tatlılarının önemli bir kısmını oluşturan manastır kökenli tatlılar da, bugüne kalan lezzet ve şekillerini almaya başlar.
Manastır ve Dini Tarikatların Kapanışı
Elbette ki her devir gibi, manastır ve dini tarikatların altın çağının da sonu vardı.
Portekiz’de yaşanan taht kavgası ile başlayan devrim ve iç savaş sonucu 1834’te tüm dini tarikat ve kuruluşların kapatılmasını emreden bir kararname yayımlanır ve böylece rahip ve rahibeler işsiz kalır.
Ancak rahibe manastırları, yeni üye almamak üzere, en son rahibe ölene kadar açık kalmaya devam eder. Bu süreçte bu gastronomik hazineler, geçimlerini başka yollarla sağlamak zorunda kalan rahip/rahibelerin imdadına yetişir. Bazıları pastanelere doğrudan bunları satar, bazıları işe girer.
Sosyal statüsü yüksek ailelerden de rahibeleri yanına alan olur ve bu yüzden bu tariflerden bazıları, belli ailelere geçer. Kimileri de pastanelere satılır.
Böylelikle bu tatlılar Portekiz’e yayılır.
Bugün bu manastır tariflerinden hala bilinen yüzlerce tatlı olsa da, pek tabii bu süreçte muhafaza edilemeyen, kaybolup giden ya da yok edilen tarifler de olmuştur maalesef.
Dear Reader,
If the contents, tips and quality guides you find on the Restless Coffeeholic are useful and pleasing, it’s because I prepare them upon hours/days of work. Although I am the happiest to know that my content is useful for you, please remember that maintaining this website comes at a cost to me. So if you want to support my work you can:
- Buy me a coffee <3 Because why not? 🙂
- Use the affilliate links in related blog posts. (Note that this does not come with any extra cost to you. The prices of the products/services remain the same.)
This post may contain affiliate links
Yumurta Sarısı ve Şekerle Yapılan Sihir
Conventual tatlılar, ortaya çıktıkları yöreye bağlı olarak başka birkaç ek malzeme içerebiliyor. Mesela krema, badem/ezmesinin ve meşhur Porto şarabının da bu tatlılarda çok sık kullanıldığını görürsünüz.
Veya Madeira adalarında ya da Algarve bölgesinde olduğu gibi bal ve incir de yine conventual tatlılarda (diğerleri kadar olmasa da) yaygın olarak karşımıza çıkar.
Ancak conventual tatlı dediğiniz zaman olmazsa olmazlarını yumurta ve sarısı, şeker ve su (bazen de süt) oluşturuyor.
Bir nevi bütün bu tatlı kültürü, bu 3-4 malzemenin üzerine inşa edilmiş diyebiliriz. (Fakat öyle böyle bir yumurta sarısı kullanımından bahsetmiyorum. Dünya üzerinde yumurta sarısını böyle neredeyse suiistimal noktasına varacak kadar kullanan başka bir mutfak var mı bilmiyorum. =) )
Demem o ki, bir Portekizli’ye yumurtasını, şekerini, suyunu verin; oturun yapacağı sihri izleyin.
Mutfak Dediğin Aslında Tam Bir Laboratuvar
Bir pasta şefi olarak mutfağın her zaman müthiş bir laboratuvar ve özellikle tatlı yapmanın bir nevi kimyagerlik olduğunu söylerim her zaman. Portekiz’in manastır kökenli tatlıları, bu savın tam bir ispatı.
Neden mi?
Portekiz’in 150’den fazla conventual tatlısı olduğu biliniyor. Ve bu tatlılar sıklıkla aynı malzemelerden oluşmasına rağmen, çoğu birbirinden, şekil ve lezzet olarak oldukça farklı.
Bu işin püf noktası, şeker ve suyun büyük bir maharetle, farklı teknik ve noktalarda kullanımını becerebilmekten geçiyor. Şekerin getirildiği nokta (faz), derecesi, suya karıştırılma evresi… Bunların hepsi onlarca farklı sonuca, ve haliyle, farklı dokuları haiz envai çeşit ürüne yol açıyor.
Karamel mi yapacaksınız, şerbetle mi çalışacaksınız? Şerbet demekle de bitmiyor üstelik. Şerbeti kaynattığınız dereceye göre bile elde edeceğiniz dokuların birbirinden farklı olacağını biliyor muydunuz? Portekiz mutfağında 103 – 125 santigratlık küçücük bir aralıkta şekerin kullanıldığı 8 farklı nokta mevcut örneğin. Ve bunları ne için, nasıl kullanacağını bilmek işin en önemli noktalarından biri.
İşte Portekiz geleneksel tatlılarının üstatları da bu konuda çok iyiler.
Tekrar söylüyorum; mutfak tam bir laboratuvar. Ve özellikle pasta şeflerinin yaptığı iş, bir nevi kimyagerlik. <3 (Bi’ beyaz önlüğümüz eksik diyecektim, düşününce, o bile var😉)
Sarının Elli Tonu
İlk defa Portekiz’e gidip de yerel pastane vitrinlerine merakla yaklaşırsanız şayet, önce size vitrinden irili ufaklı bir sürü “sarı şey”in baktığını göreceksiniz.
En azından benim aklımdan geçen ilk düşünce bu olmuştu.
Ülkeye ayak basar basmaz kendimi attığım ilk pastanede, bu sarı cümbüşü dikkatimi çektiğinde “Belki bu pastanenin tarzı böyledir,” deyip omuz silkmiştim de, işin iç yüzüyle birkaç gün sonra girdiğim Portekiz mutfağında karşılaşmıştım.
Peki nereden geliyor Portekiz manastır tatlılarındaki bu “sarının elli tonu” meselesi?
Portekiz manastır kökenli tatlıları bu sarı rengini, içeriğindeki yoğun yumurta sarısından alıyor.
Hatta öyle ki, Portekiz’in bazı tatlıları (aşağıda örneğini verdiğim “Brisas do Leiria” gibi), başlı başına tam bir yumurta sarısına benziyor. (Evet, hızlarını alamamışlar gibi geldi bana da=) ).
Tatlılarda bu denli fazla yumurta sarısı kullanılmasının ardında ise tahmin edemeyeceğiniz kadar enteresan bir sebep yatıyor.
Bundan 5-6 asır kadar önce dünyanın en büyük yumurta üreticisi ülkelerinden biri olan Portekiz’de halk, kümeslerinden topladıkları onca yumurtanın bir kısmını da civarlardaki kilise ve manastırlara hayır olarak bağışlamaktadır.
Kıyafetleri düzgün tutmanın ya da bina inşa etmenin günümüzdeki kadar kolay olmadığı zamanlarda, yumurta beyazları, doğrusu çok işe yaramaktadır da.
Mesela:
- Üniformalarını düzgün ve beyaz kısımlarını bembeyaz tutmak isteyen rahip ve rahibeler yumurta aklarını kıyafetlerine sürerler.
- Zenginlerin kıyafetlerini ütüleyen hizmetkarlar, yumurta beyazı kullanırlar.
- Yine kiliselerde varaklı kaplamaları tutturmak için yumurta aklarından yardım alırlar.
- Beyaz şarap üretiminde berraklaştırma aşaması için de yumurta beyazı kullanılır.
Haliyle ellerinde onca yumurta sarısıyla kalakalan rahip ve rahibeler çareyi yaratıcılıklarını kullanmakta bulurlar. İşte Portekiz geleneksel tatlılarının bu sarı rengi, içlerindeki yoğun yumurta sarısından gelmektedir.
Şimdi gelin bu köklü geçmişin en öne çıkan birkaç örneğini görelim:
1 – PASTÉIS DE BELÉM
Eh, başlamışken en ünlüsünden başlayalım dedim.
Pastéis de Belém, bugün ünü ve tutkunları Portekiz sınırlarını aşıp dünyanın en beklenmedik yerlerine taşınan, Portekiz’in medar-ı iftiharlarından biri. (Yani, herhalde Cristiano Ronaldo’dan sonra =)
Pastéis de Belem fabrikasının, halen sır olarak (sır derken, özel kasalardan, kapalı odada üretilen ve sadece 8 kişinin bildiği bir tariften bahsediyorum) sakladığı tarifi, hemen yanı başındaki göz alıcı Jerónimos Manastırı’nın eski bir çalışanından aldığı söyleniyor.
(Fabrika bu tarifi nasıl elde etti, nasıl koruyor diye merak ederseniz, Belém turtalarının enteresan hikayesini mutlaka okuyun derim)
Bu dışı çıtır çıtır milföy hamuruyla kaplı; içi ise pastacı kremasına benzeyen akışkan bir muhallebi ile dolu…leziz mi leziz… (ah, tarif ederken bile canım çekti) turtalar, bugün Portekiz’in en küçük pastanesinden en büyük tatlı üreticisine kadar her yerde üretilse de, orijinali, adını aldığı Belém’de bulunan Pastéis de Belém fabrikasında üretiliyor.
Bu yüzden de diğerleri Pastel de Belém değil, “pastel de nata” (“kaymak turtası” olarak çevirebiliriz) geçiyor. Yani fabrikasından başka hiçbir işletme, bu ismi kullanamıyor.
(Ve inanmayacaksınız ama ben size bu satırları işte bu fabrikanın hemen yanı başında; karşımda ise olanca haşmetiyle duran Jerónimos Manastırı’na bakarak yazıyorum. =) )
2 – OVOS MOLES DE AVEIRO (D.O.P.)
Portekiz’in Venedik’i olarak görülen balıkçı köyü olan Aveiro’daki Dominikan Rahibeleri manastırında ortaya çıkan bu tatlı, bugün Aveiro’nun en meşhur simgelerinden biri olmakla kalmayıp coğrafi işaretli ürünlerinden biri haline gelmiş. (Bu yüzden yanında her zaman “DOP” ibaresini görürsünüz.)
“Yumurta sarısı peltesi” olarak tercüme edebileceğimiz “Ovos Moles” tatlısını, “Doce do ovos” olarak bilinen ve Portekiz’de inanılmaz yaygın şekilde tüketilen yumurta sarısı reçelinin (evet, doğru okudunuz yumurta sarısı reçeli) daha koyu kıvamlısı olarak düşünebilirsiniz.
(Yumurta sarısı reçeli de Portekiz’de doğum günü pastalarından, berlin donutlarına, noel pastalarından kruvasanlara kadar birçok hamur işi ürünün arasında dolgu malzemesi olarak karşınıza çıkar.)
Ovos moles’un kimi zaman kaşık kaşık yenmesi için küçük kaselerde servis edildiğini görebilirsiniz.
Geleneksel olarak, en yaygın sunumu ise incecik bir kağıt helvaya benzer bir hamurun içine doldurulmuş şekildedir ve Aveiro’nun denizcilik ve balıkçılıkla olan ilgisini vurgulamak üzere, balık, fıçı, kabuklu deniz ürünleri… gibi motiflerle üretilirler.
3 – PÃO DE LÓ – OVAR (D.O.P.)
Pastacılık alanında sünger kek olarak bilinen ürünle bağdaştırılsa da, Ovar’ın bu geleneksel kekinin aslında sünger kekle alakası yok.
Yani en azından, ilk çıktığı haliyle düşünürsek.
Pão de ló, esasen görünüş itibariyle keke benzese de, ortası bayağı akışkan bir tatlı. (Yani bu haliyle sünger kekten ziyade, olsa olsa lava keke benzetebiliriz. Ama yine sarı =))
Ve bu halini de bir hata sonucu almış aslında.
Denilen o ki, pão de ló, 19. Yüzyılda Kral I. Carlos’un ziyaretinin şerefine yapılmak istenirken hataen fırından erken çıkarılmış. İçi henüz tam pişmemiş olan keki deneyen kral, keki çok sevince de kek öyle kalarak gelenekselleşmiş.
Bu haliyle Ovar’ın Pão de ló keki de, D.O.P. koruması altında bir ürün.
Bugün sünger kekle bağdaştırılan anlamıyla Pão de Ló’nun ise Portekiz icadı olmadığı ve çok büyük olasılıkla İspanya’dan çıktığı düşünülüyor. Hatta tam anlamıyla bir kek olan bu tür pão de ló ilk başlarda “Pão de Castello” olarak adlandırılmış.
Özellikle Kuzey bölgesinde Paskalya’nın en vazgeçilmez tatlısı olsa da, yılın her günü sık sık yapılan bu kek için neredeyse her ailenin kendine has bir yorumu var. Kimi daha nemli, kimi daha kuru, kimi daha yoğun, kimiyse daha yumuşak yapıyor. Ve Portekizliler bu keke, ba-yı-lı-yor.
4 – PASTÉİS DE FEİJÃO – Torres Vedras
Hatırlarsanız yukarıda, conventual tatlıların, yöreden yöreye farklı malzemeler de içerebildiğinden bahsetmiştim.
Torres Vedras’ın Pastel de Feijão’su buna tam bir örnek.
Kelimenin tam anlamıyla “fasulye turtası” anlamına gelen Pastel de Feijão, pastel de natadan sonra Portekiz’de en çok göreceğiniz tatlıların başında geliyor.
Beyaz fasulyelerin pürüzsüz bir püre haline getirildikten sonra, badem, şeker ve tabii ki yumurta sarısı karışımından oluşan dolgu ve etrafını saran çıtır hamurdan oluşan pastel de feijão, Portekizliler için kahvelerinin yanında tadını çıkardıkları tam bir klasik.
5 – PUDIM ABADE DE PRISCOS – BRAGA
Portekiz’in kuzey şehirlerinden Braga’ya yakın Priscos bölgesinin baş rahibi olan Manuel Joaquim Rebelo‘nun Portekiz gastronomisine hediye ettiği bu puding, biraz ağır fakat çok da lezzetli bir tatlı.
“Priscos Başrahibi’nin Pudingi” anlamına gelen ve Portekiz usulü krem karamel diyebileceğimiz bu tatlının koca bir dilimini bir oturuşta yemeniz mümkün değil.
Zira Portekiz’in en sembolik tatlılarından biri olan Pudim Abade de Priscos, tarçın ve limonla aromalandırılmış; üstelik o kaymaksı dokusunu vermesi için de domuz yağı ile desteklenmiş yoğun bir şerbetle buluşturulan yumurta sarılarının, bir karamel yatağı içinde pişirilmesiyle yapılıyor.
Dolayısıyla en makbulü, bundan ölçülü bir porsiyonla tadını çıkarmak. Ancak tabii ki fazlası size kalmış.
6 – PASTEL DE TENTÚGAL – TENTÚGAL
Montemor-o-Velho kentinde yaşayan Karmelit rahibeleri tarafından yaratılan bu tatlı, yaklaşık 5 asır yaşında.
Yukarıda bahsettiğim yumurta sarısı reçelinin zar gibi incecik açılan bir hamura yastık şeklinde sarılarak pişirilmesi suretiyle yapılan bu tatlının ustaları, bizim baklavanın hamurunu açan ustalarla kapışabilir benden söylemesi.
Çarşaf gibi ince ince nasıl açtıklarını görebilmeniz için aşağıya geleneksel usulle yapılışını da bırakıyorum.
7. BRISAS DO LIZ- LEIRIA
Geldik yukarıda bahsettiğim, yumurta sarısı görünümlü tatlılara.
Leiria şehrinden çıkan Brisas do Liz, adını, Leiria şehrini yıkayan Liz nehrinden alıyor ve ismi, “Lis Esintisi” anlamına geliyor olsa da, ilk taşıdıkları isim bu değilmiş.
Tatlının tarihsel kökeni hakkında bilinen birkaç rivayet dolaşıyor. Bunlardan birine göre bu tatlılar eskiden Leiria’da bulunan Sant’Ana Manastırı’nda doğmuş ve oraya sık sık gelip giden bir hanıma öğretilmiş.
Bir diğerine göre ise, Portekiz’in eski kolonilerinden olan Angola’da sıkı dostlar olan Georgina ve Maria adlı iki hanımın, Leiria’ya gelip açtıkları Café Colonial’da, maharetli Georgina’nın yarattığı bu tatlıyı da satmalarıyla bütün Portekiz’e yayılmış.
Fakat ilk yarattıkları zaman tatlının adı “Brisas” değil, Beijinhos do Liz (yani “Liz’in Öpücükleri”) imiş. Ancak bazı müşteriler tarafından o kadar manidar şakalara konu olmuş ki, ismi Brisas do Liz olarak değiştirilmiş
Brezilya’nın “Quindim” denilen tatlısına ilham olduğu da rivayet edilen bu tatlının içinde yine yumurta, sarısı ve şeker olsa da hindistan cevizi rendesiyle yapılan quindimden farklı olarak bademle yapılıyor. Brezilya’da badem o kadar yaygın olmadığı için Hindistan cevizi konulduğu söyleniyor.
Portekiz gastronomi yarışmalarından birçok ödülle dönen bu tatlılar, belki bizim damak tadımız için çok iştah açıcı görünmese de, Portekizliler tarafından severek tüketiliyor.
8. SERICAIA – ALENTEJO
Alentejo bölgesinin bir hediyesi olan ve geleneksel olarak çömleklerde pişirilen bu yumuşacık tatlı, benim favorilerimden.
İsminde Serica geçtiği ve bol bol tarçınla servis edildiği için Hindistan’dan geldiği düşünülen bu tatlının kökeni hakkında kesin bir fikre varılmamış olsa da, Santa Clara de Elvas Manastırı’nda bulunan 1623 tarihli bir Sericaia tarifinde de Goa’yı idare eden Dom Constantino tarafından keşfedilerek 1562’de Vila Viçosa’daki evinin sofrasına getirildiği; oradan Vila Viçosa’daki manastırın rahibelerine hediye edildiği ve buradan gelen bir rahibenin de Elvas Santa Clara Manastırı’na taşıdığı yazılmış.
Bu nedenle de Alentejo bölgesine ait bir tatlı olarak kabul ediliyor.
Sericaia’nın sıklıkla Elvas bölgesinin şerbetli erikleri ile servis edildiğini de görebilirsiniz.
9. PASTÉIS DE SANTA CLARA – COIMBRA
Yüzyıllardır bilginin ışığını yayan Coimbra şehrinin Portekiz kültürüne tek hediyesinin ilmi hazineler olduğunu düşündüyseniz yanılıyorsunuz.
Coimbra aynı zamanda birçok sevilen conventual tatlının doğum yeri niteliğinde.
Lizbon’dan önce Portekiz’in baş şehri ve hatta ilk kralların çıktığı şehir olan Coimbra’da çok güçlü bir manastır geleneği olması şaşırtıcı olmasa gerek. Doğal olarak Coimbra, Lampreias de ovo, pudim das clarissas, Café Santa Cruz’un Cruzio’ları , Maminhas ve Barrigas de Freira (Aşağıda bahsedeceğim; bunlar nüktedan da tatlılar aynı zamanda), Nevadas de Penacova gibi birçok tatlının da beşiği.
Bu conventual tatlılardan biri olan Pastel de Santa Clara, Coimbra’nın en meşhur ve yine en sevilen lezzetlerinden.
İçi yumurta sarısı reçeli ile dolu, yarım ay şeklinde kapatılan bir nevi kurabiyeye benzeyen bu hamur işi, adını da çıktığı Santa Clara manastırından alıyor. Tüm manastır ve dini tarikatların kapatılmasını emreden karar üzerine geçimini sağlamak isteyen Santa Clara rahibelerinin bu hamurişlerini Coimbra Üniversitesi’nde satmaya başladıkları; oradan da tüm şehre ve ülkeye yayıldıkları söyleniyor.
Üzeri birçok manastır kökenli tatlıda olduğu gibi pudra şekeri serpilerek servis edilen bu tatlıları Coimbra’nın hemen hemen her yerinde görmeniz mümkünse de, en bilineni Pastelaria Briosa’da satılanlar.
10. CORNUCÓPIAS- ALCOBAÇA
Alcoa ve Baça nehirlerinin arasında yer alan Alcobaça’daki görkemli manastıra bağlı Cós Manastırı’nın tarif defterinde geçen konik/külâh şekilli bu tatlı, bugün Portekiz’in çoğu pastanesinde farklı ebatları ile karşınıza çıkar.
İçi ovos moles ile dolu kızarmış hamurdan bir külah şeklinde bir tatlı olan Cornucópia, ilhamını ise antik Greko-roman mitolojisinden bir sembol olan cornucopia’dan almış.
Latince “Cornu” (külah) ve “copiae” (bolluk, bereket) kelimelerin birleşimi ile oluşan ve bir külah ya da boynuzdan taşan meyve ve çiçekler şeklinde tasvir edilen cornucopia, bolluk, bereket ve doğurganlığı sembolize eder. Bu yüzden “corn of abundance” (bereket külahı) ya da “horn of abundance” (bereket boynuzu) olarak da adlandırılır ve günümüzde tarım ve ticareti de simgelediği düşünülür.
Tıpkı bu antik sembolün tasvir ettiği gibi, cornucopia tatlısındaki külah ve içinden akan dolgunun da bereketi simgelediği söyleniyor.
11. QUEIJADAS





Queijadas, Portekiz’in peynirle yapılan bir diğer küçük turta türü. İsmini de buradan alıyor. (Portekizce’de “queijo”, peynir demek.)
Portekiz eserlerinden anlaşıldığı üzere en azından Orta Çağlardan beri yapılagelen queijadas, ülkenin her yerinde satılsa da en ünlü olanlar Sintra, Evora, Beja, Madeira Adaları ve Vila (Azorlar) olmak üzere belli şehirlere ait. Bunlar da her ne kadar queijadas olarak anılsa da, şekil olarak birbirlerinden farklılık gösteriyor. (Yukarıdaki galeride görebilirsiniz.)
Eski çağlarda arta kalan peynirlerin değerlendirilmesi için yapılmaya başlanan ve köylülerin bir nevi ödeme yöntemi gibi kullandığı queijadas, taze peynirin yanı sıra tabii ki yumurta, şeker, un ve tarçın gibi malzemelerle yapılıyor ve kıtır bir hamurun içinde pişen yumuşak, lezzetli bir dolgudan oluşuyor.
Benim de uzun bir süre yaşadığım Sintra’da en sevdiğim mekanlardan biri olan Piriquita ve Casa do Preto’da hem queijadas hem de Sintra’ya özgü bir diğer tatlı türü olan Travesseiros’u mutlaka denemenizi tavsiye ederim.
Adı geçmişken ilginç bir bilgi vermeden de geçmeyeyim: 1862’de kurulan “Piriquita” pastanesinin adı, Portekizce’de muhabbet kuşu anlamına gelen “Periquita”dan geliyor. Bu ismi, işletmenin sahibi olan Constância Gomes’in minyon yapılı oluşuna atfen Kral 1. D. Carlos vermiş. Hatta Gomes ve eşini, yazın Sintra’da yedikleri Queijadas’ı üretip satmaları için teşvik eden de bizzat Kral’ın kendisi olmuş.
Elbette ki nesilden nesile aktarılarak gelişen ve Portekiz tarih ve kültürünün önemli bir parçasını oluşturan böylesi bir külliyat yukarıda anlattığım bu birkaç tatlıdan ibaret değil.
Aşağıda saydığım tatlılar da yine Portekiz’de sık sık karşınıza çıkacak conventual tatlılardan sadece birkaçı.
- Toucinho-do-céu,
- Cavacas de Resende,
- Lampreia de ovo
- Dom Rodrigo,
- Pastéis de Lorvão
- Bombocado
- Malassadas dos Açores
- Tigeladas,
- Fios de ovos
- Trouxas de ovos,
- Barriga de Freira de Arouca,
- Pão de rala,
- Encharcada de Évora
- Rabanadas,
- Filhos,
- Castanhas de ovo,
- Filhós estendidas
- Maminhas de freira,
- Nevadas de Penacova … gibi
Tatlı İsimlerindeki Tuhaf “Yaratıcılık”
Söylemeden geçmeyelim, Portekizliler bu tatlılara isim verirken genelde dini unsurlardan, yapım yöntemlerinden (örn: rabanadas, encharcadas), kullanılan malzemelerden (Toucinho-do-céu – Gökten gelen domuz pastırması gibi), ya da benzedikleri şekillerinden yola çıkmışlar; (tigeladas – kaselenmiş tatlı, lampreia de ovos -yumurtadan bufa balığı … gibi).
Fakat aralarında öyle birkaçı var ki; ya bize Portekizlilerin nüktedan tarafını gösteriyor ya da mahrem şeylerin ne kadar ilgi çekici olduğunu.
En basit tabiriyle provokatif diyebileceğimiz enteresan tatlılardan bazıları şöyle:
- MAMINHAS DE FREIRA
“Genç rahibenin memişleri” gibi bir isim koymuşlar. Neden olduğunu söylememe gerek yok sanırım, resim her şeyi anlatıyor.
Manjar Branco (Beyaz muhallebi) diye de bilinen bu tatlı, bizdeki tavuk göğsü gibi, gerçekten tavukla yapılıyor. Fakat rahip ve rahibelerden bazıları dua etmekten kalan boş vakitlerinde dışa vurumculuğunu fazlaca geliştirmiş olsa gerek, ortaya bu şuh tatlı çıkmış.
- BOLAS DE SACRISTÃO
Bu da masumane şekilde çevirirsek Sacristão’nun “topları” demek.
Hani “aklı fesatlık yapmayalım” diyeceğim fakat bütün tatlılarını tek tek satan Portekizliler’in bunu neden çifter çifter satası gelmiş bilmiyorum. Yorumu size bırakıyorum…
Bunlara ek olarak, “Rahibe gerdanı”, “Rahibe busesi” “Melek gıdısı” “Rahibe göbeği” gibi enteresan isimleri olan tatlılar da var…
Bizim de kadınbudu, hanımgöbeği… gibi müthiş yaratıcı isimlerimizi düşününce çok da şaşırtıcı gelmiyor insana.
Conventual Tatlıları Nerede Yemeli?
Portekiz’in her yöresinin kendine özgü en az bir spesiyalitesi var. Ve bunlar da zaman içinde o şehrin belli pastaneleri ile özdeşleşmiş oluyor.
Her ne kadar bugün neredeyse her tatlıyı Portekiz’in her yerinde bulmanız mümkün olsa da, imkanınız varsa küçük bir internet araştırması ile o tatlının atfedildiği şehirde ve mümkünse orijinal imalathanesinde bir kere de olsa tatmanızı tavsiye ederim ben. O size referans olduktan sonra kendi sevdiğiniz lezzeti yakalamanız daha kolay oluyor.
En azından benim yöntemim bu şekilde.
Benim için hazırlaması çok keyifli olan bu rehber, umarım sizin için de okuması keyifli bir yazı olarak yansımıştır.
Fikirleriniz, eklemeleriniz olursa yorumlarınızı bırakmayı; sevdiklerinizin de faydalanması için bu rehberi onlarla paylaşmayı unutmayın…
José Franco Model Village: An Open Air Ethnographic Museum
In Sobreiro, a small town half an hour away from Mafra, there is a little village worthwhile a visit. A perfect weekend activity for kids and adults.
Portekiz’deki 3 Farklı Lizbon: Pardon Siz Lizbon’un Neresindensiniz?
Portekiz’de üç Lizbon, iki Porto olduğunu biliyor muydunuz? Portekiz seyahatinizi planlamadan önce bu ayrımları öğrenseniz iyi olur. Buradan >>>
ALCÁCER DO SAL GUIDE: A Peaceful Seaside Town
Discover Alcácer do Sal, one of Europe’s oldest cities, situated in Portugal’s Alentejo region. Explore its 3,000-year history, stunning landscapes, rich culture, and architectural heritage in this captivating travel guide
Alternative Peniche Guide In the Light of Legends & Stories
Everything you must know about a weekend in Peniche. Suggestions on what to see and do, where to eat and where to stay. Don’t miss my practical guide!
Dear Reader,
If the contents, tips and quality guides you find on the Restless Coffeeholic are useful and pleasing, it’s because I prepare them upon hours/days of work. Although I am the happiest to know that my content is useful for you, please remember that maintaining this website comes at a cost to me. So if you want to support my work you can:
- Buy me a coffee <3
- Use the affilliate links in related blog posts. (Note that this does not come with any extra cost to you. The prices of the products/services remain the same.)
Thank you for your support!