Gökyüzüne Açılan Yol:
Gago Coutinho ve Sacadura Cabral'ın
Havacılığı Değiştiren Güney Atlantik Geçişi
1922 yılında, havacılığın henüz emekleme döneminde olduğu bir zamanda, iki Portekizli deniz subayı birçok kişinin imkânsız sayacağı bir girişimde bulundu:
Güney Atlantik’i havadan geçmek.
Lizbon’dan Rio de Janeiro’ya yapılacak yolculuk sadece bir uçuş değildi. Bu girişim, bir zamanlar yıldızlara bakarak okyanusları geçen denizcilerin mirasının, gökyüzüne taşınmasıydı.
Cabral uçağı kullanıyordu.
Coutinho ise rotayı belirliyordu.
Ve belki de hikâyenin en etkileyici kısmı burada başlıyordu.
Gago Coutinho ve Sacadura Cabral’ın Güney Atlantik’i havayoluyla geçişinin 50.yılı anısına asılmış bir plaka önünde duruyorum.
İlk bakışta yalnızca antresini beğendiğim için içeri adım attığım binanın, aslında "Deniz Harp Kulübü" olduğunu o an fark ediyorum.
Ve tesadüf sandığım şeyin aslında bir "çağrı" olduğunu anlıyorum.
Söz konusu denizcilik ve havacılık olunca, bu alanlarda hayranlık duyduğum şahsiyetlerin, önemli yapıların ya da sembollerin bir anda karşıma çıkması ilk kez olmuyor. Sanki ayaklarım beni bilinçli bir şekilde o izlerin peşine götürüyor.
(Uçuşa ve özellikle denizciliğe derin bir sevgi ve samimi bir bağım var. Miyopim çok istediğim deniz/hava harp okuluna engel olunca denize daha yakın olabilmek için deniz hukuku avukatı oldum. Ve hayatım boyunca taşıyacağım bir aşkın ilk filizleri de yine bu şekilde, denizle ve gökyüzüyle iç içe anlarda yeşerdi. O nedenle bu satırları hazırlamamı sağlayan rastlantıları da bu derin bağa bağlıyorum.)
Gago Coutinho’nun yaşadığı evi de tamamen böyle bir “rastlantı” sonucu bulmuştum. Hiç planlamadan, hiç aramadan… Yerini yazının sonunda paylaşacağım.
Bugün ise sizi biraz geriye götürmek istiyorum.
Gago Coutinho ve Sacadura Cabral kimdir?
İsimleri neden havacılık ve bahriye tarihine kazınmıştır?
1922 yılında, havacılığın henüz emekleme döneminde olduğu bir zamanda, iki Portekizli deniz subayı birçok kişinin imkânsız sayacağı bir girişimde bulundu:
Güney Atlantik’i havadan geçmek.
***
1922 yılında Atlantik Okyanusu, bir uçuş rotası değildi.
Bir sınırdı.
Gökyüzünde görünmez yollar çizen uydu sinyalleri yoktu. Kaybolan pilotlara yol gösterecek uzun menzilli radyolar da yoktu. Açık okyanus üzerinde bir uçak, farkına bile varmadan sonsuza dek kaybolabilirdi.
Yine de iki Portekizli deniz subayı — Gago Coutinho ve Sacadura Cabral — Güney Atlantik’i havadan geçmeye kararlıydı.
Kıyıyı takip ederek değil.
Güvenli kısa uçuşlarla adadan adaya atlayarak da değil.
Doğrudan Lizbon’dan Rio de Janeiro’ya binlerce kilometrelik açık okyanus üstünden.
Başarılı olursa, Güney Atlantik tarihte ilk defa hava yoluyla geçilmiş olacaktı.
Kökleri Tarihe Dayanan Bir Uçuş
Bu yolculuk sadece bir havacılık gösterisi değildi. Brezilya, Portekiz’den bağımsızlığının yüzüncü yılını kutluyordu. Yüzyıllar boyunca Portekiz gemileri Atlantik’i sekstantlar ve yıldız haritalarıyla geçmişti.
Şimdi ise Coutinho ve Cabral, geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan sembolik bir jestle iki ülkeyi gökyüzü üzerinden birleştirmeye çalışacaktı.
Ancak semboller tek başına hayatta kalmalarını sağlayamazdı.
Cesaret Yeterli Değildi
Sacadura Cabral pilottu — sakin, disiplinli ve Portekiz deniz havacılığının öncülerinden biri.
Gago Coutinho ise farklıydı: bir usta seyrüseferci, haritacı ve bilim insanı.
Atlantik’in gerçek tehlikesinin alttaki su değil, belirsizlik olduğunu biliyordu.
Açık okyanusta yol yoktur. İşaret yoktur. Rotadaki küçük bir hata, yakıt almak için planlanan bir adayı, yüzlerce kilometre ıskalamak anlamına gelebilirdi.
1922’de bunun anlamı çoğu zaman ölümdü.
Bu nedenle Coutinho, denizcilikte kullanılan göksel navigasyonu havacılığa uyarladı. Yapay ufuk eklenmiş özel bir sekstant geliştirerek, dalgalanan bir deniz uçağının kokpitinden bile güneş ve yıldız ölçümleri yapılmasını mümkün kıldı.
Bu sayede okyanusun ortasında bile konumlarını matematiksel olarak hesaplayabiliyorlardı.
Bu bir devrim niteliğindeydi. O zamana kadar uzun mesafeli uçuşlar büyük ölçüde cesaret ve tahmine dayanıyordu.
Coutinho, tahmini ortadan kaldırmıştı.
Atlantik Onları Sınadı
Mart 1922’de Fairey III-D tipi bir deniz uçağıyla Lizbon’dan yola çıktılar.
Planlanan rota şuydu: Lizbon → Kanarya Adaları → Yeşil Burun Adaları → Fernando de Noronha → Recife → Salvador → Rio de Janeiro
Her etap hassas bir navigasyon gerektiriyordu. Açık denizden her kalkış, ahşap, bez ve birkaç motor cıvatasına duyulan güven demekti.
Sonra aksilikler başladı.
Yeşil Burun Adaları civarında ilk uçakları ağır hasar aldı ve kullanılamaz hale geldi. Yolculuğa devam etmeleri için ikinci bir uçak gönderildi — fakat o da yitirildi.
İki uçak gitmişti. Haftalarca süren çaba sekteye uğramıştı. Atlantik ise yerinden bile kıpırdamamıştı.
Birçok kişi burada vazgeçerdi.
Onlar vazgeçmedi.
Üçüncü uçak "Santa Cruz" ile yolculuğa devam ettiler. Bu kez matematik işe yaradı. Göksel ölçümler doğruydu. Hesaplanan rotalar adaları tam beklenen yerde karşılarına çıkardı.
Artık sürüklenmiyorlardı.
Gerçekten yön tayin ederek sefer gerçekleştiriyorlardı.
79 Gün Sonra Varış
79 gün süren yolculuğun — gecikmelerin, onarımların ve gerilimin — ardından Rio de Janeiro’ya doğru alçaldılar.
Kıyılarda kalabalıklar toplanmıştı. Gemiler kutlama için sirenlerini çalıyordu. Coutinho ve Cabral'ın deniz uçağı Brezilya sularına indiğinde, bu sadece bir yolculuğun sonu değildi. Bir kanıt niteliğini taşıyordu.
Okyanus aşırı uçuşların bilimsel, tekrarlanabilir ve güvenilir olabileceğinin kanıtı.
1919’da Alcock ve Brown Kuzey Atlantik’i ilk kez kesintisiz geçmişti. Ancak Coutinho ve Cabral’ın Güney Atlantik uçuşu başka bir şeyi gösterdi: Göksel navigasyon sayesinde uçaklar okyanuslar üzerinde güvenle yönlendirebilirdi.
Bu bir dönüm noktasıydı. Havacılık artık sadece kahramanlık değil, bilim haline geliyordu.
Zafer ve Trajedi
Tarih öncülere nadiren kolay bir yol sunar.
1924 yılında Sacadura Cabral İngiliz Kanalı üzerindeki bir uçuş sırasında kayboldu. Fethettiği deniz, bu kez hiçbir açıklama vermedi.
Gago Coutinho ise 1959 yılına kadar yaşadı. Havacılığın, kırılgan deniz uçaklarından güçlü kıtalararası uçaklara ve jet çağına evrildiğini gördü. Bir anlamda kendisinin dünyanın küçülmesine katkıda bulunduğuna da şahit olmuş oldu.
Karavellerden Kokpitlere
Onların yolculuğu yalnızca Portekiz ile Brezilya arasındaki sembolik bir kutlama değildi.
Aynı zamanda bir dönüm noktasıydı:
- Yelkenden motora
- Ufuktan irtifaya
- Gemilerle yapılan keşiflerden havadan keşiflere
Gökyüzünün de, bir zamanlar denizin olduğu gibi, sadece cesaretle değil bilgiyle fethedilebileceğini kanıtladılar.
Bugün görünmez uydular ve dijital haritaların yönlendirdiği bir uçağa binip birkaç saat içinde okyanusları geçerken, bir zamanlar koca Atlantik üzerinde titreyen ellerinde tuttukları sekstantla bu yolu açan öncüler çoğu zaman aklımıza bile gelmez.
Ama 1922’de iki subay gökyüzüne baktı, yıldızlara güvendi ve insan uçuşunun sınırlarını baştan çizdi.
Ve sonunda okyanus, onlara geçit verdi.
Lizbon’da Güney Atlantik Uçuşuyla İlgili Gezebileceğiniz Önemli Yerler
Denizcilik Müzesi (Museu de Marinha)
Jerónimos Manastırı’nın gölgesinde kalan bu müze, Lizbon’un mutlaka görülmesi gereken müzelerinden biri.
Mütevazı girişine aldanmayın — içeride gerçek karavellerden gemi ve uçak modellerine kadar pek çok eser mevcut. Ve koleksiyonun sizi hayrete düşüreceğinden şüpheniz olmasın.
Portekiz’in keşifler ve navigasyon tarihindeki kilit rolünü size en iyi hatırlatan müze burası. Müze hakkında daha detaylı bilgi için: Buraya Tık)
Elbette Güney Atlantik uçuşu için müzede ayrılmış özel bir bölüm bulunuyor. Burada yolculuğa ait gerçek parçalar, Coutinho ve Cabral'a ait kişisel objeler, Santa Cruz uçağının modeli ve hatta uçuşu simüle eden interaktif bir oda da mevcut.
Adres: Praça do Império, Santa Maria de Belém, 1400-206 Lisboa (Jeronimos Manastırı'nın hemen sol girişinde bulunuyor)
Gago Coutinho’nun Evi
Jerónimos Manastırı’ndan ayrılıp Rua dos Jerónimos boyunca yukarı doğru yürürken sol taraftaki binalara dikkat ederseniz Gago Coutinho’nun burada yaşadığını belirten bir tablet göreceksiniz. Bravo, önünde duruyorsunuz.
Bir diğer ikameti de Rua da Esperança, 1200-656 Lizbon adresinde bulunuyor. Burada da yine işaret eden tableti rahatça görebilirsiniz.
Deniz Harp Kulübü
Coutinho and Cabral'ın da üyeleri olduğu bu 150 yıllık kulübün girişindeki anma plaketinde isimlerini görebilirsiniz.
Erişimin kısıtlı olduğu Kulübün sadece ziyarete açık olan bazı kısımlarını gezebilir, dilerseniz restoranında yemek yiyebilirsiniz.
Adres: Av. Defensores de Chaves 26, 1000-117 Lisboa
Hava Müzesi
Sintra yakınlarında bulunan bu müzede Portekiz'in havacılık tarihine yolculuk edebilirsiniz .
Erken dönem havacılık öncülerinden 20. yüzyıl ortası uçaklarına kadar pek çok vasıtayı burada ziyaret edebilirsiniz. Motorlar, navigasyon aletleri, üniformalar ve hatıra eşyaları da yine koleksiyonda bulunmakta. Çocuklarla gezilebilecek harika bir müze aynı zamanda.
Adres: Granja do Marquês, 2715-021 Pêro Pinheiro
“A Travessia” Dizisini İzleyin
Son olarak bir de RTP yapımı olan “"A Travessia" (Geçiş) adlı dizisini izleyebilirsiniz.
Yapım, Coutinho ve Cabral’ın Güney Atlantik’i aşan tarihi uçuşunu yeniden canlandırarak bu olağanüstü yolculuğu müzelerin ve anıtların ötesinde deneyimleme fırsatı sunuyor.
Dear Reader,
If the contents, tips and quality guides you find on the Restless Coffeeholic are useful and pleasing, it’s because I prepare them upon hours/days of work. Although I am the happiest to know that my content is useful for you, please remember that maintaining this website comes at a cost to me. So if you want to support my work you can:
- Buy me a coffee <3
- Use the affilliate links in related blog posts. (Note that this does not come with any extra cost to you. The prices of the products/services remain the same.)
Thank you for your support!
The Oldest House in Lisbon That Survived The Great Earthquake of 1755
500 year-old house, stands as a testament to the Lisbon’s enduring history in the heart of the second oldest neighbourhood of Europe, Alfama.
A Portal to Japanese Streets Through The Heart of Portuguese Riviera: Izakaya Cascais
In the sun-soaked streets of Cascais, lays a hidden portal that opens straight into the bustling alleys of Tokyo with its delectable delights: Izakaya Cascais
Manastırlardan Sokağa Taşan Lezzet: Portekiz’in Geleneksel Sarı Tatlıları
Portekiz tatlı kültürünün manastırlarda şekillendiğini biliyor muydunuz? Peki ya Portekizliler için vazgeçilmez olan bu lezzetlerin neden hep sarının binbir tonunda olduğunu?
The Purple Shawl Of Lisbon: Jacaranda Mimosifolias
The season has come. Every year, around late spring, Lisbon veils herself with a beautiful purple shawl: Jacaranda Mimosifolias.